BREAKING NEWS
Yaşam

728x90

header-ad

468x60

header-ad
televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cinayet ve fitne

Sual: Ülkemizde yabancı uyruklu kimselerin öldürülmesinin sebebi ne olabilir?
CEVAP
Ülkemizde bu tür olayları, devletimizin güçlendiği, milletimizin birlik beraberlik içerisinde olduğu zamanlara denk getirmeye çalışıyorlar. Vatan ve millet düşmanlarının oyununa gelen kimseler, böyle işlere alet olabilir. Yoksa aklı başındaki bir Müslüman, böyle bir işe kalkışamaz! Peygamber efendimizin Müslüman olmayanlara özellikle Hıristiyanlara verdiği emanı çok kimse bilir. Resulullahın bu husustaki bir mektubu özetle şöyledir:

(Bu yazı, Abdullah oğlu Muhammed’in bütün gayrimüslimlere verdiği sözü belirtmek için yazılmıştır. Kim ki, bu ahdin aksine hareket ederse, ister sultan, ister başkası olsun Allahü teâlâya karşı isyan ve din-i İslam ile alay etmiş sayılır ve Allahü teâlânın lanetine layık olur. Kendi dinine göre ibadetle meşgul olan gayrimüslim din adamları veya bir turist, benim korumam altındadır. Onlara zor kullanmayın. Onların dini reislerini makamlarından indirmeyin! Onları ibadet ettikleri yerden çıkartmayın! Seyahat edenlerine mani olmayın! Bunların manastırlarını, kiliselerini yıkmayın! Buna riayet etmeyen, Allahü teâlânın ve Resulünün emrini dinlememiş olur. Kendileriyle bir müzakere yapılınca, merhamet, iyilik ve şefkatle hareket edilmelidir. Onları, daima merhamet ve şefkat kanatları altında koruyun! Onların kiliselerinde, kendi dinlerine göre ibadet etmelerine mani olmayın! Her kim ki, Allahü teâlânın bu emrine itaat etmez ve bunun zıddına hareket ederse, Allahü teâlânın ve Resulünün emirlerine isyan etmiş sayılır. Bu sözleşme kıyamete kadar değişmeden devam edecek. Hiç bir kimse, bunun aksine bir harekette bulunmasın!) [Bunun aslı, Mecmua-i Münşea-tus-salâtin kitabındadır.]

Bunları bilen bir Müslümanın, gidip de, kendi aklı ve düşüncesi ile bir Hıristiyan’ı öldürmesi nasıl mümkün olur? Ayrıca, ortada yanlış bir durum olsa bile, bunun nasıl düzeltileceği, herkesin her şeye müdahale edemeyeceği, din kitaplarımızda da açıkça yazılıdır.

Elle, güç kullanarak kötülüklere mani olmak; devletin [polisin, askerin] görevidir. Sözle, yazıyla bildirmek, âlimlerin vazifesidir. Kalble dua etmek ise, her müminin vazifesidir. (Birgivi, Hadika)

Dua yerine silaha sarılmak, anarşi ve fitne olur. (Fitne çıkaranlara lanet olsun) buyurulmuştur.

Televizyon satmak
Sual: Televizyon satmak caiz midir?
CEVAP
Günah olan işlerde kullanılması kesin olmadığı için, mubah şeyler seyretme ihtimali de olacağı için caizdir.

Huzura Doğru TV

Yıllardır  Sizlere huzurlu bir dünya sunan,

Milyonların sevgilisi olan Huzura Doğru programı, artık yanıbaşınızda, internetin olduğu her yerde..

Akışını kendinizin belirlediği, istediğinizi izlediğiniz yepyeni bir tv kanalı var artık şimdi net te.


Giriş  sayfamızda yer alan ana ekrandan,  Huzura Doğru nun televizyonlardaki ve radyodaki programlarını bir bütün olarak izleyebilirsiniz artık. Hem de istediğiniz zaman..

Bunun yanında, Osman Ünlü'nün çeşitli konulardaki yüzlerce sohbeti ile ,merak ettiklerinizi öğrenecek, ilahilerle duygulanacak, belgesellerle seyahat edecek  ve  ehli sünnet alimlerinin kitaplarından derlenen ve nakile dayanan bilgilerin yer aldığı eşsiz eser Tam İlmihal'den bölümlerle,  bilgileneceksiniz.

Ayrıca evliyalar belgeseliyle, evliyanın hikmet dolu hayatına şahit olacak, nefis nazım üslubuyla  yazılmış olan menkıbelerin yer aldığı şiirlerle menkıbeleri izlerken, muhabbet dolacaksınız.

Her gün güncellenecek ve yeni bölümler eklenecek olan Huzura Doğru TV, evinizde, işyerinizde, seyahatinizde istediğiniz zaman sizinle olacak.

Huzurun kapılarını ardına kadar açtık sizler için .


“huzur, 24 saat yayında“ 

Unutmak özürdür

Sual: Unutmak nerelerde özür, nerelerde özür değildir?
CEVAP
Birkaç örnek verelim:

1- Namaz kılarken farzı unutmak özür olmaz, namazı yeniden kılmak gerekir.

2- Namazda sünneti unutmak özür olur; namaz tamam olur.

3- Namazda vacibi unutmak da özür olur; ama secde-i sehv ile tamamlanmış olur.

4- Namazda secde-i sehvi unutmak da özürdür. Unutulunca namaz tamam olur.

5- Unutunca namazın kazaya kalması günah olmaz.

6- Namazda unutarak bir önceki zammı sureyi okumak özürdür, mekruh olmaz.

7- Tertip sahibi namaz içindeyken, önceki vakti kılmadığını unutursa, namazdan sonra hatırlasa da, kıldığı namazı sahih olur; çünkü unutmak özürdür. Tekrar kılmak gerekmez.

8- Camiye cemaate gideceğini unutup soğan sarımsak yiyen, cemaate gelmez. Unutması özür olur.

8- Ramazanda unutup oruç tutmayınca, o orucu kaza etmek farz olur. Unutmakla oruçtan kurtulmuş olmaz

9- Oruçluyken unutarak yiyip içmek özürdür, orucu bozmaz. Yanılmak, unutmak gibi değildir. Akşam oldu sanarak yiyip içenin orucu bozulmuş olur; fakat kefaret gerekmez, kaza gerekir. Bunun gibi, imsak vakti çıkmışken çıkmadı sanıp yiyip içenin orucu sahih olmaz. Yarın oruç tutacağım diye niyet edip de unutup tutmayan, oruç tutmuş sayılmaz.

10- Yeminde, unutup yapmayacağım dediği şeyi yaparsa yemini bozulmuş olur. Yemin kefareti vermesi gerekir.

11- Birine selam söyle dense, selam götürmeyi kabul edenin o selamı götürmesi farzdır, unutursa günah olmaz.

Televizyon bulunan oda

Sual: Televizyon bulunan odada namaz kılınır mı?
CEVAP
Aletin suçu yoktur. Alete günah işletiliyorsa, o zaman suçlu olur. Eğer o televizyonla uygunsuz şeyler seyrediliyorsa, çalgı dinleniyorsa, televizyon kapalı da olsa, bulunduğu odada namaz kılmak mekruh olur. Çalgı gibi günahlar yapılmıyorsa, o zaman mekruh olmaz.

Tertip sahibi

Sual: Kazaya kalan namaz borcunu tam hesaplayamadığını için, tertip sahibi olup olmadığını bilmeyen, nasıl hareket eder?
CEVAP
İhtiyaten tertip sahibi gibi hareket etmesi; yani bir namazı kazaya kalırsa, sonraki vakti kılmadan önce, kazaya kalan namazını kaza etmesi iyi olur.

Âl-i İmran suresi

Sual: Âl-i İmran suresinin önemi nedir?
CEVAP
Kur’an-ı kerimin üçüncü suresidir. İki yüz âyet-i kerimedir. 33. âyet-i kerimede geçen Âl-i İmrân kelimesi, sûreye isim olmuştur. Âl-i İmran, İmran’ın âilesi demektir. Süleyman aleyhisselâmın evladından İmran bin Mâsân’ın kendisi veya onun kızı hazret-i Meryem ile oğlu hazret-i İsa’yı ifade etmektedir. Yakub aleyhisselamın evladından İmran bin Yeshar’ın kendisi veya oğulları hazret-i Musa ile hazret-i Harun’u ifade ettiği de bildirilmiştir.

Bu surede, âyet-i kerimelerin çeşitleri hakkında da bilgi verilmiştir. Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretleri buyuruyor ki:
Âl-i İmran suresinin başında bildirildiği üzere, Kur’an-ı kerimin âyetleri iki türlüdür:
Biri, muhkemat olup, manası açık, meydanda olan âyetlerdir.

İkincisi, müteşabihat olup, manası kapalı olan âyetlerdir. Bunlara görülen, anlaşılan, meşhur olan manayı vermeyip, meşhur olmayan mana verilir. Bunların açık ve meşhur manalarını vermek, İslamiyet’e uygun olmazsa, meşhur olmayan mana vermek, yani tevil etmek gerekir. Açık manalarını vermek günah olur. (S. Ebediyye)

Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Kur’anı okuyun; çünkü Kur’an kıyamette okuyanlarına şefaat etmek için gelir. İki parlak sure olan Bekara ve Âl-i İmran suresini okuyun; çünkü bu iki sure, kıyamette iki parça bulut, iki gölgelik veya saf bağlamış iki grup kuş gibi, okuyanlarını ve hükümleriyle amel edenleri savunmak için gelir.) [Müslim]

Günah işlenen alet

Sual: İslam Ahlakı kitabında, (Her çeşit çalgıyı veya başka günahları, radyodan veya TV’den dinlemek haramdır. Kendi dinlemese dahi, bunları evinde bulundurmak da haramdır. Helale de, harama da birlikte sebep olan şeyi eve sokmak caiz değildir) deniyor. Buna göre bilgisayar da, hem helale hem harama sebep oluyor. Radyo ve TV gibi, bilgisayarı da eve sokmak caiz değil midir?
CEVAP
Orada bir incelik vardır. Günah da, sevab da işlenebilecek aleti değil, günah işlenecek olan, yani günah işlemek gayesiyle bir aleti eve sokmak caiz olmaz. Günah işlenmeyen aletin suçu, günahı olmaz. Bilgisayarla, günah olan işler yapılıyorsa, o zaman o bilgisayarı evde tutmak caiz olmaz. Radyo ve TV’de günah olan bir şey yapılmıyorsa, bunların da, evde bulunmasının mahzuru olmaz.

İmam beşinci rekâta kalksa

Sual: İmam son teşehhüde oturmadan beşinci rekâta kalkınca cemaat ne yapar?
CEVAP
İmam dördüncü rekâtta oturmayıp beşinci rekâta kalkarsa, cemaat imamı oturduğu yerde bekler. İmam hatırlayınca secde yapmadan oturup teşehhüdden sonra selam verirse, secde-i sehv ile namaz sahih olur.

İmam, geri dönmeyip, beşinci rekâtın secdesini de yapınca, hepsinin namazları bozulur. Cemaatin yalnız başına teşehhüd yapması ve selam vermesi fayda vermez. (Redd-ül muhtar)