BREAKING NEWS
Yaşam

728x90

header-ad

468x60

header-ad
haram iş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haram iş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hisse senedi

Sual: Haram iş yapan şirketlerin hisse senedini almak caiz olur mu?
CEVAP
Sırf haram işle meşgul oluyorsa caiz olmaz. Mesela bir şirket, sadece içki satıyorsa, onun hissesi alınmaz. Yaptığı işler, helal ve haram karışıksa, bunların hisselerini almak caizdir. Mesela banka ve sigorta şirketlerinin, içki yanında başka helal ürünler de satan alışveriş mağazalarının hisse senetlerini almak caizdir. Ebülleys-i Semerkandî hazretleri buyuruyor ki:


Malının çoğunun helal olduğu sanılan kimsenin verdiği hediyeyi almak ve onunla her çeşit alış veriş yapmak caiz olur. (Hadika)

İtibar gideren şeyler

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

İtibarı gideren, yok eden üç şeyden biri, paraya düşkün olmaktır. Parayla itibar, bir araya gelmez. İnsan dünyaya düşkün olursa, dünya kadar kıymeti olur. Dünya ise bir hiçtir. Hiçle meşgul olmak yine bir hiçtir. Hakiki varlık, hakiki meziyet, hakiki üstünlük, hakiki güzellik, ölüm ve sonrası, yani ahirettir.

Kılık kıyafet, elbise çok önemlidir. Yani giydiğimiz elbisenin adı, dünya mı yoksa ahiret mi? Buna dikkat etmek gerekir.

İnsanlar daima, hayatlarında düşkün oldukları şeyle anılırlar. Filan zengin denince, ister parasını iyi yolda harcasın, ister kötü yolda harcasın, ilk hatıra gelen paradır; ama evliya zatlardan bahsedilince de, hemen hatıra Allah gelir. O halde, insanlar hayatlarında neye düşkünse, onların sıfatları artık odur, öyle anılırlar. Onun için, birinci özelliğimiz, para olmasın, ikinci özelliğimiz şöhret olmasın, üçüncü özelliğimiz, Allah korusun, bir kötü alışkanlık olmasın. Bütün bunlar insanın ilk hatırına gelen şeylerdir. Peki, ne olmalı? Ehl-i sünnet âlimlerini, evliya zatları sevmeli. Düşkün olduğumuz bu sevgiyi, insanların kalbine yerleştirmeye çalışmalı. Evliya zatlar denince, hatıra muhabbet gelir, sevgi gelir, cömertlik gelir, Allah rızası gelir.

Herkesin kalbindeki önemlidir; çünkü o şahittir. Dil ne derse desin, kalbdeki şahitlik çok önemlidir. Şöhretimiz, ahirete düşkünlük olsun. Peygamber efendimiz, (Mal hırsı, şöhret hırsı, aç iki kurttan daha tehlikelidir) buyuruyor. Aç iki kurt ne yapar, sürüyü perişan eder, gider. Cem-i zıddeyn muhaldir yani iki zıt şey bir araya gelmez. Ahiretle dünya zıttır. İnsanın en büyük düşmanı kendisi yani nefsidir. Bu öyle bir düşmandır ki, başka düşmanı aratmaz.

Bütün okunan kitaplar, bütün öğrenilen ilimler, insan ölürken beyinden silinir, gider. İnsanın vücudunda duran en son şey kalbdir. Sevginin beyinle, hatırlamakla alakası yoktur. O andaki bilgilerin hepsi zaten sinirlerdedir, ölüm başlayınca hepsi unutulur. En son ruhun çıktığı yer, kalbdir. Kalbde muhabbet varsa, işte o bizi kurtarır; çünkü onun düşünmekle ilgisi yoktur. O halde hepimizi kurtaracak olan şey, Rabbimize, Peygamber efendimize, Kur’an-ı kerime, büyüklerimize yani Ehl-i sünnet âlimlerine ve din kardeşlerimize yani birbirimize olan muhabbetimizdir.

Kendisini seveni hiç kimse sevmez, kendisini sevmeyeni herkes sever; çünkü Allah onu sever, Allahü teâlâ, (Sen nefsini [kendini] sevme! O senin sevdiğin, benim düşmanımdır) buyuruyor. Yani, (O senin nefsin, bana düşmandır. Sen onu nasıl seversin, nasıl beğenirsin, nasıl ona hak verirsin, nasıl onun peşinden gidersin? O benim düşmanımdır) buyuruyor. Bu düşmanı sevmezsek, isteklerini yapmazsak yani onu terk edersek, işte ancak o zaman kurtuluruz.

Tesbih namazını cemaatle kılmak

Sual: (Tesbih namazı istisna olarak cemaatle kılınır) demek yanlış değil midir? 

CEVAP

Evet yanlıştır. Muteber kitaplarda diyor ki:

Geceleyin nafile kılan kimse, imam olursa, aşikâre okur. Eğer başkalarına duyurulursa, üçten fazla kişiyle kılınması mekruh olur. Üç kişiye kadar ve ilan edilmemek şartıyla, cemaatle kılınınca mekruh olmaz. (Redd-ül-muhtar)

Teravih, küsuf ve istiska namazından başka, bütün nafile namazları başkalarına haber vererek cemaatle kılmak mekruhtur. Eğer çağırılmadan, bir iki kişi, nafile kılana uysa, mekruh olmaz. Üç kişide ihtilaf vardır. Dört kişinin uyması ise, ittifakla yani sözbirliğiyle mekruh olur. Bu durum Kâfi ve diğer kitaplarda böyle zikredilmiştir. (Haleb-i sagir)

Birbirini çağırarak, nafile bir namazı cemaatle kılmak mekruhtur. İmamdan başka üç kişi olursa mekruh olmaz; fakat dört kişinin nafileyi cemaatle kılmaları, esah olan kavle göre mekruhtur. Hulâsa’da da böyledir. (Fetava-i Hindiyye)

Birbirine duyurarak cemaatle nafile namaz kılmak dört kişi olursa mekruhtur. (Dürr-ül-muhtar)

Hanefi mezhebinde, Ramazan ayı dışında vacib olan vitir vacibi de cemaatle kılmak, nafile kılmak gibi, mutlak surette mekruh olur. İmama uyanlar üç kişiden fazla olurlarsa, cemaatle nafile kılmak mekruh olur, üç veya daha azsa mekruh olmaz. (Mezahib-i Erbea)

Ravda-tül Fetâvâ’da diyor ki: Gece veya gündüz, nafile namazı cemaatle kılmak mekruhtur. Teravih namazını bile yirmi rekatten fazla cemaatle kılmak mekruhtur. Vitri de Ramazandan başka zamanda cemaatle kılmak mekruhtur. Mebsut’ta diyor ki: Çağrılarak toplanıp cemaatle nafile namaz kılmak mekruhtur. Şemsül Eimme, (Eğer biri imam üç kimseyle cemaatle nafile namaz kılsalar caizdir) demiştir. (Tergib-üs salat)

Teravih hariç, farzı hatırlatacağı için, imamın nafile kılarken açıktan okuması mekruhtur. (Nimet-i İslam)

Yazıklar olsun, binlerce yazıklar olsun! Birçok bid’atler meydana çıkarıldı. Teheccüd namazını cemaatle kılıyorlar. Gece yarısı, bu namaz için uzaklardan akın edip geliyorlar. Cemaatle kılıyorlar. Hâlbuki nafile namazları cemaatle kılmak, tahrimen mekruhtur. Fıkıh âlimlerinden birkaçı, bunun mekruh olması için duyurulması, ilan edilmesi şarttır demişlerse de, bunlar da, nafile namazı caminin bir köşesinde ve en çok üç kişi cemaatle kılabilir, demişlerdir. Üçten fazla kimsenin cemaatle kılması, sözbirliğiyle mekruhtur. (Mektubat-ı Rabbani 1/131)

Bir yemin olur

Sual: (Vallahi, billahi, tallahi) diye yemin edenin, bir yemin kefareti vermesi gerektiğine göre, aynı şeyi kuvvetlendirmek amacıyla, peş peşe veya başka zamanlarda defalarca vallahi şunu yapacağım diye, yemin etse, bu yeminini bozunca yine bir yemin kefareti mi gerekir?

CEVAP

Evet, bir kefaret gerekir; çünkü sonraki yeminler birinci yemini tekit yani kuvvetlendirmek için söylenmiştir, ayrı bir yemin değildir. Tekit için değilse, aynı iş için olsa da, hepsi ayrı yemin olur.

Defter tutmak

Sual: Haram iş yapan tüccarın defterini tutmak caiz midir?

CEVAP

Zaruretsiz caiz olmaz.