BREAKING NEWS
Yaşam

728x90

header-ad

468x60

header-ad
evlenecek kızlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evlenecek kızlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kız olarak doğmak

Sual: (Şansım olsaydı anam beni kız olarak doğururdu) deniyor. Allah indinde, kız olarak doğmak, erkek olarak doğmaktan daha üstün mü oluyor?
CEVAP
Dinimizde netice önemlidir. Bir kimse, kâfir çocuğu olarak doğar, Müslüman olur ve imanla ölürse Cennete gider ve büyük nimete kavuşur. Bir kimse de, Müslüman olarak doğar, kâfir olur ve küfür üzerine ölürse Cehenneme gider ve sonsuz azaba maruz kalır. Demek ki, kadın veya erkek olarak doğmak önemli değil, önemli olan imanlı ölmektir.

Avret yerini açmak

Sual: (Gusletmek için, zaruret olunca erkek, erkekler arasında ve kadın, kadınlar arasında avret yerini açabilir) sözü doğru mudur?
CEVAP
Bu kavil zayıftır. Gusül yerine teyemmüm etmek lazım olur. Çünkü İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki:

Bir emri yapmak, bir haram işlemesine sebep olursa, haramı işlememek için, o emir tehir etme imkânı yoksa terk edilir, yapılmaz. (S. Ebediyye)

Kız görmeye gitmek

Sual: Evlenmek niyetiyle kız görmeye giderken, babamın da benimle gelip kıza bakması caiz olur mu?
CEVAP
Evet, caiz olur.

Fakirse giyebilir

Sual: Çalınan ayakkabı yerine bazen eski ayakkabı bırakılıyor. Ayakkabısı çalınan kimse, fakirse, orada bulduğu ayakkabıyı giyebilir mi?
CEVAP
Fakirse giyebilir.

Flört yaparak eş aramak

Sual: İşyerinde beraber çalıştığımız bir arkadaşımız şu anda büyük bir üzüntü içerisinde. Nedeni de evlenmeyi planladığı erkek arkadaşıyla ayrılmışlar. Kendisi daha önceden de bu şekilde arkadaşlıklar kurup ayrılıklar yaşamış. Bizlerin bu şekildeki ilişkilere girmemesi yönündeki sözlerimize aldırış etmiyor. Sizin bu arkadaşımız için tavsiyeleriniz nelerdir?
CEVAP
Aşağıdaki flört ile ilgili yazımız yeterli bilgi verebilir:

Evlenecek gençlerin flört denilen bir arkadaşlığa asla ihtiyaçları yoktur. Hatta flörtün birçok sakıncası da vardır:

Flörtte bir tuzak vardır. Flörtte çok defa, kız, erkek tarafından kandırıldıktan sonra terk edilir. Flört, gençlerde gafilce tecrübelere yol açar. Bu tecrübelerin çoğu, kötü şekilde sonuçlanır. Tecrübe için insan, cebine barut koyup kendini tehlikeye atmaz. Ateşle barut bir arada durmaz. Yılan acaba nasıl sokar diye yılanla oynanmaz.

Flört, akıl mantık hislerini alt üst eder. Flörte alışan, sık sık arkadaş değiştirir. Kızı kandırıp terk eden erkek hain, kandırılan kız da maskara durumuna düşer. Flörtte çok defa, iffet elden gider. Namuslu bir kız için bundan büyük felaket olamaz. Flört, birçok gençleri serseri, müsrif ve perişan eder. Gençler arasında aşağılık kompleksi, kıskançlık, kin, nefret, karamsarlık, düşmanlık, anarşi ve çeşitli ruhi bunalımlar doğurur.

Flört arzusu, tenhada buluşmaya davet eder. Sonunda, birçok gencin başı belaya girer. Bu arkadaşlıkta iş eğlenceye dökülünce, genç erkeğin güveni sarsılır. Önce kızı zorlar, arzusuna kavuşunca da kızı ayıplar, ahlaksız diye ona hakaret eder. Yüzüne demese bile gencin artık ona olan güveni kalmamıştır, başkalarıyla da böyle yapmadığı nerden malum diye düşünür. Genelde bu hissi eğlencelerden sonra hep soğukluk olur.

Genç erkek, kokladığı çiçekten hemen doyar, sonra başka bir renk, başka bir çiçek arar. Artık bu sahne onu avutmaz, ondaki esrar, onu çeken cazibe, bağ ve düğümler çözülmüştür. O artık başka bir cazibe, daha esrarlı bir düğüm ister, başka eğlenceleri kovalar. Bu bakımdan flört hususunda kız veya kadın, çok hassas olmalıdır.

Başından böyle işler geçmemiş bir gence, bunlar anlamsız gelir. Çünkü birisine gönlünü kaptıran genç, kendisine verilecek nasihati, deli saçması kabul eder. Onun için Peygamber efendimiz, (Sevgi insanı sağır ve kör eder) buyurdu. Sağıra ne anlatsanız duymaz. Köre bütün renkleri gösterseniz, birini diğerinden ayıramaz. Seven kimsenin de gözüne bir şey görünmez. Morfinman gibi olur. Her bakımdan yanlış da olsa, yine onunla evlenmeyi ister.

Atalarımız da demişler ki:
Aşık ile delinin farkı, biri gülmez, biri ağlamaz.
Aşk başta karar etse, akıl firar eder.
Aşk bir deryadır, dalmayan bilmez.
Bir yiğit ne kadar kahraman olsa, sevdiğine yenilir.
Sevda geçer yalan olur, sonu sokar yılan olur.

Flört sonucu evlenen gençlerin çoğu sonunda pişman olur. Bu bakımdan salih ana babanın tavsiyelerine mutlaka uymalıdır! Ana baba, oğlunun veya kızının evleneceği kişiye, evlatlarının gözü ile bakmaz. Acı tecrübelerin verdiği firasetle bakar. Atalarımız, (Ulu sözü dinlemeyen uluya kalır) demişlerdir.

Gönül iyiyi de kötüyü de sevebilir. Bu bakımdan sevdiğimiz kimse ile değil, iyi kimse ile evlenmek önemlidir. Sevdiğimiz kimse kötü de çıkabilir. (Seven yanılmaz) demek çok yanlıştır. Hislerden meydana gelen sevgi bir ölçü değildir. Buna sevgi denmez heves denir. Gençler akıllı olmalı, sevgi ile hevesi karıştırmamalıdır.

Mağdur olan genç kız

Bodrum’dan “Solgun gül” rumuzlu okuyucu özetle diyor ki:
“19 yaşındayım. Flörtle ilgili yazınızı dikkatle okumamış, şöyle bir bakmıştım. Gerçi baksam da, başında kavak yelleri esen bir kimseye elbette etkisi olmazdı. Başından böyle işler geçmemiş gençlere, bunların pek tesirli olmayacağını, çünkü Peygamberimizin, (Sevgi insanı sağır ve kör eder) buyurduğunu bildirmiştiniz. Bunu acı tecrübeler sonunda anladım. Genç kızların benim düştüğüm çukura düşmemeleri umudu ile yazıyorum.

Ablamın kesip sakladığı yazınızda, (Flört, gafilce tecrübelere yol açar. Tecrübe için, ateşle baruta yaklaşılmaz. Ateşle barut bir arada durmaz. Erkek, önce kızı zorlar, arzusuna kavuşunca da, kızı ayıplar, ahlaksız der!) demiştiniz. Biz de evlenmek gibi temiz niyetlerle gezdik, tozduk ve beraber olduk. Ondan sonra benden ayrılmak için bahaneler aramaya başladı. (Sen benimle niçin evlenmek istiyorsun?) dedi.

Ben de, o anda laf olsun diye, (Yakışıklısın, terbiyelisin, soylusun, boylusun, hem de iyi huylusun!) gibi şeyler söyledim. Bunları söyler söylemez, (Demek benden daha yakışıklısını bulsan onu tercih edeceksin, seni ahlaksız seni!) diye bana çıkışmaya başladı. Gidiş o gidiş, bir daha gözüme görünmedi. Şimdi, o yazınızda, (Hercai genç erkek, kokladığı çiçekten hemen doyar, sonra başka bir renk, başka bir çiçek arar. Artık bu sahneler onu avutmaz, ondaki esrar, çözülmüştür. O artık, daha esrarlı bir macera peşindedir) diye ifade edilenleri daha iyi anlıyorum.”
CEVAP
Okuyucumuz, (Evlenmek gibi temiz niyetlerle...) diyor. Evlenmek niyeti temiz ise de, yapılan işler kirlidir. Evliliği, böyle kirli işler, günahlar üzerine kurmak doğru değildir. Günah mefhumuna inanmayan veya günaha önem vermeyen kimselerle evlenmek doğru değildir. Çünkü onlar evlendikten sonra da günah işlemekten korkmazlar. Onların tek korkusu başkalarının ayıplamalarıdır. Kimsenin olmadığı yerde eğer kanun korkusu da yoksa, hiçbir şeyden çekinmezler.

Okuyucu kızımız da o genç delikanlıya, (Sen benimle niçin evlenmek istedin?) diye aynı soruyu sorsaydı, o da, (Güzellik, zenginlik...) gibi bir şey söyleyebilirdi. O zaman, (Benden daha güzelini, daha zenginini bulsan, onu tercih etmen mi gerekir? Yiğit sözünden döner mi?) demeliydi. Fakat ne dese faydası olmazdı. Sokakta onun bunun kızına lâf atan, onu bunu yoldan çıkarmaya çalışanların tuzağına düşmemelidir.

Bu konuda birçok mektup geliyor. Konu itibariyle olduğu gibi, hep aynı şeyleri yazmak bakımından da uygun olmuyor. Gazetelere, (Hayatım Roman) gibi, mesela (Aldananlar ve aldatanlar) veya (Mağdur olan gençler) gibi bir köşe açılabilir. Bu acı tecrübeler, tecrübesizlere örnek olabilir.

Gençlerin, flört bataklığına düşmeden önce, evlilik öncesi ve sonrası yapacakları işleri bildiren, evlilik rehberi olabilecek yaşanmış olaylara ihtiyaçları vardır. (Yılan nasıl sokar ki?) diye herkesin kendini denemeye kalkması çok yanlış olur. Herkes acı tecrübelerin kurbanı olmamalı. Bu kurbanların acı tecrübelerini okuyarak, kendine çeki düzen vermelidir.

Kadınların saadeti
Fransa’nın meşhur şair kadınlarından Madam Lara Mardirous diyor ki:
(Kadınlarınıza söyleyiniz! Sahip oldukları aile hayatının kıymetini bilsinler!.. Yaşadıkları İslami hayat ne büyük nimet, ne büyük saadet. Bu yaşayış onları öyle sıkıntılardan korur ki...

Ah, şu omzumda hıçkırarak ağlamış kızların adedini bilseler. Kulaklarım, böyle kızların çok feci ve kalbleri yakan şikayetleri ile dolu. Evet, ışıklar ve çiçeklerle süslü balolar, konserler çok tatlı gibi görünür. Aslında buralar, kadınların sömürüldüğü, erkeklere sunulduğu, şehvetlerin tatmin edildiği yerler... Buralar, bir azap hücresi, bir cehennemdir.

Türk erkeklerine sesleniyorum:
Kadınlarınıza, kızlarınıza bunları iyice anlatın. Sakın bu yapılanların kadınlara iyilik olarak yapıldığını zannetmesinler. Bunların sadece ve sadece kadını istismar için yapıldığını bilsinler, sakın bunlara özenmesinler.) Cenap Şehabettin (Evrak-ı eyyam)

Flört ve boşanma

Sual: Evlenecek tarafların, iyi niyetle, birbirlerini daha iyi tanımaları için, flört etmeleri, nikâhsız beraber yaşamaları niye uygun değildir?
CEVAP
Çünkü dinimiz, nikâhsız gezip tozmayı haram etmiştir. Haram edilen bir şeyde ise, fayda aranmaz. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Allahü teâlâ haramda şifa tesiri yaratmadı.) [Buhari, Hâkim]

Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Herken de, (Flörtle evlenenler, boşanmaya daha yatkın oluyorlar) diyor. (Net Gazete)

Flört edenler birbirlerini severlerse, bu daha kötü netice verir. Böyle biri, kendisine verilecek nasihati, deli saçması kabul eder. Onun için Peygamber efendimiz, (Aşırı sevgi insanı sağır ve kör eder) buyurdu. (İbni Mace)

Sağıra ne anlatsanız duymaz. Köre bütün renkleri gösterseniz, birini diğerinden ayıramaz. Seven kimsenin de gözüne bir şey görünmez. Morfinman gibi olur. Her bakımdan yanlış da olsa, yine onunla evlenmeyi ister. Bu duruma düşmeden önce, tedbir almak gerekir.

Facebook’ta eş aramak

Sual: Facebook ve benzeri sitelerde, kitap tanıtımı veya başka maksatlarla kurulan gruplar var. Buralarda, karşı cinsle tanışıp konuşuluyor, hatta internet üzerinden Messenger’da sesli ve görüntülü görüşülüyor. Bu görüşmeler, evlenmek gayesiyle olursa caiz olur mu?
CEVAP
Kesinlikle caiz olmaz. Bu da bir flört çeşididir. Flört yaparak eş bulunmaz. Görüştüğümüz uygun birisi bile olsa, bu yolla bulmak caiz olmaz. Hele genç kızların, böyle sitelere üye olmaları hiç uygun değildir. Kötü niyetli veya cahil kimselerin oyununa gelmelerine, evden kaçarak buluşmalarına bile sebep olabilir. Hiç kötü bir şey olmasa bile, görüşmenin kendisi kötüdür.

Kunut okumayı unutmak

Sual: Rükûda kunut dualarını okumadığını anlayan kimse, ne yapar?
CEVAP
Rükûda kunut dualarını okumadığını hatırlayan kimse, artık geri dönmez, namazın sonunda secde-i sehv yapar; ama zamm-ı sureyi okumadığını hatırlarsa geri döner. Zamm-ı sureyi okur ve rükû yapar. Önceki yaptığı rükû geçersiz sayılır. Rükû etmeyip secdeye giderse, namazı bozulur; çünkü kıraatten sonra rükûa gitmek farzdır.
Vitri kılarken

Sual: Ramazanda teravihten sonra vitri kılarken, vitir vacib namazına ikinci rekâtta yetişen kimse, kılamadığı son rekâtı kılarken, kunut dualarını tekrar okuması gerekir mi?
CEVAP
Hayır, tekrar kunut dualarını okumaz.

Evlilik rehberi

Sual: Evlenecek olanlara, Mürşid-i müteehhilin kitabı tavsiye ediliyor. Bu kitap muteber midir?
CEVAP
Osmanlıca orijinali muteberdir. Bunun dışındaki baskıları, bazı mahzurları olduğu için tavsiye etmiyoruz. Evlilikle ilgili, sitemizde ve www.evlilikrehberi.net sitesinde yeterli bilgi mevcuttur.

Bayramda yiyip içmek

Sual: Mektubat’ta, (Bayramda yiyip içmek, yıllarca nafile oruçtan daha sevabdır) buyuruluyor. Yiyip içmek niye sevab oluyor ki?
CEVAP
Burada sevab olan, yiyip içmek değil, oruç tutmayarak Allahü tealanın emrine uymaktır. Bayram günü oruç tutmak haram olduğu için, oruç tutmamanın, yani dinin emrine uymanın, nafile oruçtan daha kıymetli olduğu bildiriliyor.

Belirsiz taksitle satış

Sual: Taksitleri belirlemeden, bir yılda veya altı ayda, azar azar ödemek şartıyla mal satmak caiz midir?
CEVAP
Caizdir; çünkü zaman bellidir. Altı ay veya bir yıl sonra ödenmesi gerekiyor.

Evlenecek kızlara tavsiyeler

Sual: Evlenecek kızlara tavsiyeniz nedir?
CEVAP
Erkek için de, kadın için de iyi geçinmek, fedakârlık ve sabır ister. (Külfetsiz nimet olmaz) buyurmuşlardır.

İyi geçinmek için, sıkıntılara katlanmak ve her zaman kendini haklı görmemek gerekir. Ben haklıyım demek geçimsizliğe yol açar.

Tecrübeli ve Müslüman bir annenin, asırlar önce kızına verdiği bir öğüt:
Doğup büyüdüğün, senelerce yaşadığın bir yuvadan çıkarak, yabancı bir yere gidecek, huyunu, suyunu bilmediğin bir insanla yaşayacaksın.
Sen ona yer ol ki, o sana gök olsun.
Sen ona ev ol ki, o da evin direği olsun.
Sen ona cariye ol ki, o da sana köle olsun.

Ona sıkıntı verme ki sevgisini azaltmasın.
Ondan uzak kalma ki, seni unutmasın!

Onun gözünü, burnunu ve kulağını koruyasın ki, gözü senden başkasını görmesin, senden başkasının kokusunu almasın ve senden hep güzel şeyler işitsin.

Evinde otur, ev ve el işleriyle meşgul ol!
Yiyecek, içecek hususunda o ne getirirse, onunla kanaat et ve şunu bunu alamıyoruz diye asla şikayette bulunma!

Koca hakkını kendi hakkın üzerine tercih et!
Kocanın akrabasının hakkını da önde tut!

İntizama ve temizliğe dikkat et!
Komşularınla iyi geçin, onlardan gelecek sıkıntılara katlan!

Bilhassa komşular arasında laf getirip götürme! Dedikodudan kaç!
Namazlarını vakit girer girmez kıl!

Sual: Yeni evlenen kızıma nasıl nasihat edeyim?
CEVAP
Aşağıdaki mektup, tecrübeli bir annenin kızına yazdığı nasihatlerdir:

Yavrum! Şimdi sana kırk yıllık evliliğimin tecrübelerine dayanarak bazı nasihatlerde bulunacağım. Bu nasihatlerime uyarsan dünyada mutlu bir ömür geçirdiğin gibi, ahirette de ebedi saadete ulaşırsın.

1- Kanaatkâr ol! Yani, kocan tarafından getirilen yiyecek ve giyecek her şeyi memnuniyetle kabul et! Çünkü, kanaat, kalbi huzura kavuşturur.

2- Söylenenleri daima iyi dinle ve kocanın meşru emirlerine itaat et!

3- Evin ve her şeyin her zaman, temiz, muntazam ve düzenli olsun!

4- Eşinin yemek saati ile uyku saatine dikkat etmelisin! Açlık insanı huysuz eder, uykusuzluk ise, öfkelendirir.

5- Evinin mallarını ve eşyasını iyi koru! Yaptığın işleri, iyilikleri başa kakma! İyiliğe karşı iyilik çabuk unutulur, fakat kötülüğe karşı yapılan iyilik unutulmaz.

6- Eşinin yakınlarına güzel muamelede bulun! Kocanın hatalarını, yalnız iken, yumuşak bir şekilde söyle!

7- Kocanın sırlarını hiç kimseye söyleme! Karı-koca arasındaki sırlar kabre beraberlerinde gömülmelidir.

8- Eşinin üzüntüsünü ve neşesini paylaş! Ona her yönüyle iyi bir hayat arkadaşı ol! Yalan, yuvayı içten içe yıkan bir kurttur.

9- Aranızdaki problemleri kendiniz halledin! Sakın bunları, bize ve başkasına taşıma! Kimseden medet umma!

10- Kocandan, almakta zorlanacağı, gücünün yetmeyeceği şeyleri isteme!

11- Kadının güzel huylusu, eşine Cennet nimetidir. Sen kocana Cennet nimeti ol! Azap çektirme!

12- Bunları yapabilmen, ancak, onun isteklerini kendi isteklerine, onun rızasını kendi arzularına tercih etmenle mümkün olabilir. Hep kendi istek ve arzularını ön plana çıkartırsan, bu nasihatleri tutman mümkün olmaz.

13- Beş vakit namazını şartlarına uygun kılmazsan zaten bu, felaket olarak sana da kocana da çocuklarına da yeter. Beş vakit namazın doğru olması için gusül ve abdestin doğru olması lazım. Bunların faydasını görmen için itikadının doğru olması lazım. Doğru itikad ehl-i sünnet itikadıdır. Her şeyden önce bunları öğrenin ve tatbik edin. Bunlar varsa her şey zamanla düzelir.